Bu Site Harun Yahya Eserlerinden Faydalanılarak Hazırlanmıştır




İLGİSİZ KONULARI BAĞDAŞTIRMA

İLGİSİZ KONULARI VE BULUŞLARI EVRİMİN İSPATI GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞIRLAR


Darwinistler'in bir diğer yöntemleri ise evrim teorisiyle hiçbir bağlantısı olmayan konuları sanki evrim teorisini doğruluyor gibi göstermeleridir.

Örneğin hayvanlardaki ve insan vücudundaki mükemmel yaratılış örneklerini sayfalarca anlatıp, en son cümleyi de "İşte evrimin güzel bir ürünü" diye bitirirler. Oysa bir sistemin nasıl çalıştığını öğrenmek onun nasıl ve neden meydana geldiğini anlamaya yetmez. Örneğin Güneş Sistemi'nin nasıl çalıştığı, gezegenlerin birbirleriyle etkileşimleri, hangi hızda döndükleri gözlem yoluyla öğrenilebilir. Fakat bu, Güneş Sistemi'nin neden ve nasıl meydana geldiğini anlatmaya yetmez. İşte evrimcilerin yaptıkları da budur. Genetik biliminin, uzay biliminin, biyolojinin, anatominin, jeolojinin, sosyolojinin ve daha pek çok konunun ayrıntılarını saatlerce anlatır, fakat asıl soruya, yani bunların neden ve nasıl meydana geldikleri gerçeğine hiçbir şekilde değinmezler.


Amerikalı ünlü biyokimya profesörü Michael J. Behe ilgili ve ilgisiz her konunun evrimle açıklanmaya çalışılmasını, aşağıdaki sözleriyle çok açık bir şekilde ifade etmektedir:


Hatta bu teori, bazı bilim adamları tarafından insan davranışlarının anlaşılması için de genişletilmişti: İntihar eden insanlar neden bunalıma düşer, neden gençler evlenmeden çocuk sahibi olurlar, neden bazı gruplar zeka testlerinden diğerlerinden daha başarılı olur ve neden dini misyonerler evlenemez ve çocuk sahibi olamazlar… Evrimsel düşünceye konu olmamış hiçbir şey kalmamıştır aslında , bir organ veya fikir, görüş ya da duygu olsa bile.. Michael J . Behe, Darwin'in Kara Kutusu, Aksoy Yayıncılık, 1998, s. 14


Başka bir bilim adamı ise Darwinistler'in evrim teorisini, tüm evreni sarıp kuşatan inkar edilemez bir ilke olarak kabul ettirme çabalarını şu şekilde açıklamaktadır:


Evrim kavramı kısa zamanda biyolojik alanın dışına da yayılmıştır. Bir yanda yıldızlar ve kimyasal elementlerin oluşumu gibi inorganik konular, bir yanda dil bilimi, sosyal antropoloji, karşılaştırmalı kanun ve din gibi konular evrimci bir açıdan incelenmeye başlanmıştır, ta ki bugün bizler evrimi evrensel ve herşeyi sarıp kuşatan bir süreç olarak görene kadar. Henry M. Morris, The Long War Against God, Baker Book House, 1996, s. 19


Yukarıdaki alıntıda da belirtildiği gibi amaç, evrimin "evrensel" ve "herşeyi sarıp kuşatan bir süreç" olduğu konusunda insanları ikna etmektir. Dolayısıyla ekonomiden evlilik oranlarına kadar herşey evrimin konusu haline getirilmiştir. Bu yöntem aynı zamanda evrimcilerin, hayatın her alanına evrimci büyünün telkinini yaymalarına da imkan sağlamaktadır. Örneğin bu kişiler, teknolojik ilerlemelerden, bilgisayarın icadından bahsederken bir anda "İşte evrim sürecinin güzel bir örneği" diyebilmektedirler. Bu, tamamen içi boş ve bilimsel anlam taşımayan bir ifadedir. Evrimci büyüden sıyrılarak düşünen bir insan bu ifadenin, bir komünistin ideolojisini savunmak için "Marx bir kez daha haklı çıktı:

Dolar, Alman Markı karşısında geriledi" demesine benzediğini rahatlıkla kavrayabilir. Kuşkusuz Marx'ın ideolojisiyle Alman Markının veya doların hiçbir ilgisi yoktur; sözde evrimsel süreçlerle bilgisayarların bir ilgisi olmadığı gibi…
 


Evrimcilerin klasik büyü yöntemlerinden biri de evrimle ilgili bir yazıymış izlenimi verecek başlıklar atıp, aslında o konu hakkında sadece genel bilgi vermektir. Örneğin "Primatı İnsana Dönüştüren Ellerimiz" başlıklı yazıda bundan milyonlarca yıl önce bir canlı türü iki ayağı üzerinde durmayı başardı" şeklinde beylik birkaç evrimci sloganı yerleştirilmiş ve bunun altına da iki sayfa tamamen ellerin fizyolojisiyle ilgili tıbbi bilgiler verilmiştir. Aynı taktik diğer makalede de uygulanmıştır. Sanki evrimi anlatan bir yazı izlenimi verilmek istenmiştir. İçeriğindeyse ellerin evrimle varlığını ispatlayan tek bir delil dahi bulunmamaktadır.