Bu Site Harun Yahya Eserlerinden Faydalanılarak Hazırlanmıştır




DARWINİST DEMAGOJİLER

DARWINİSTLER İNSANLARI ETKİ ALTINA ALABİLMEK İÇİN DEMAGOJİNİN HER TÜRÜNÜ KULLANIRLAR


Darwinistler'in en önemli özelliklerinden biri, yukarıda da zaman zaman değindiğimiz gibi demagojiyi yani söz sanatını son derece etkin bir şekilde kullanmalarıdır. Laf ve kelime oyunları yapmada çok başarılıdırlar. Çok şey söylüyor gibi gözüküp, aslında elle tutulur hiçbir şey söylemezler.

Düzenledikleri konferanslarda saatlerce konuşmalarına rağmen, evrim teorisini kanıtlayacak tek bir kelime bile etmemeyi başarabilirler. Amaç karmaşık cümleler ve sözde bilimsel izahlarla laf kalabalığı yapma ve insanları konuşmanın son derece bilimsel bir çizgide gittiği illüzyonuna inandırmadır.


Darwinistler bu tarz konuşmalar yaparken bilimsel bir hava oluşturabilmek için evrim teorisinin temel konularıyla hiçbir bağlantısı olmayan, jeoloji, genetik, tıp gibi konuların detaylarına da girerler. Bu konuları o kadar uzun uzun ve ağır bir dille anlatırlar ki, dinleyicilerde adeta bir "sarhoşluk" oluştururlar. Evrim teorisiyle ilgisi olmayan bu konuların arasına sıkıştırdıkları evrimci izahlardan ise çok fazla şey beklerler. Böylece tüm bu konuların birbirleriyle ilgisi varmış, bunlar birbirlerini destekliyormuş gibi bir hava yaratırlar. Örneğin genetik biliminde yaşanan gelişmelerle ilgili çok uzun açıklamalarda bulunurlar.

Ancak bu açıklamaların arasında evrim teorisini destekleyecek hiçbir bilgi yoktur. Buna rağmen yazının veya konuşmanın sonunu "İşte genetik bilimi de evrim teorisinin çok büyük bir delilidir" diye bitirirler. Bu şekilde de sanki genetik bilimi evrim teorisini destekliyormuş gibi bir izlenim oluştururlar.


İnsanları bu karanlık büyünün etkisi altına almak için kullandıkları bir başka yöntem ise, "Elde bir sürü delil var, ama bunların hepsini burada anlatmaya vaktimiz yetmeyeceği için başka konulardan söz edeceğim", "Evrim teorisinin delillerini anlatmaya ne bu kitap ne de ansiklopediler yeter, onun için size sadece bir-iki tanesini söyleyeceğim", "Evrim teorisinin delillerini anlatırım, ama siz anlamazsınız, onun için boşverin" gibi sözlerle insanları aldatmaktır. Bu yöntemler sayesinde hiçbir zaman ve hiçbir ortamda evrim teorisinin asıl cevaplaması gereken soruları cevaplamazlar. Evrimci, Christopher Wills de bir kitabında aynı yönteme başvurmaktadır:


Christopher WillsÖncelikle, evrimin nasıl çalıştığı konusunda Darwin'den bu yana toplanmış olan kanıtların bazılarına hızla göz atmak gerekecek. Bunu sizi mümkün olduğunca üzmeden yapmaya ve ilginç kılmaya çalışacağım. Aslında bu boyutlarda bir kitabın bu bilginin tümünü kapsaması olanaklı değil. Bir arkadaşım yıllardır böylesi bir evrim ansiklopedisi üzerinde çalışıyor ve ben de ona şans diliyorum.. Christopher Wills, Genlerin Bilgeliği –Evrimde Yeni Patikalar, Sarmal Yayınevi, Mart 1997, s. 18


Oysa Wills'in yukarıdaki sözlerinin gerçeklerle hiçbir bağlantısı yoktur. Kitabın özellikle ilk bölümlerinde ele aldığımız gibi evrimcilerin iddiaları son derece inanılmazdır ve bilimsel bulgularla da kesin olarak yalanlanmaktadır. Dolayısıyla "ansiklopedilere sığmayacak kadar çok delil" ifadesi tamamen gerçek dışıdır. Sık sık tekrarladıkları bu açıklamanın sebebi, neden her kitapta, her konferansta hep aynı birkaç "sözde" delili gösterdiklerini kendilerince örtbas edebilmektir. Aslında delil olarak öne sürdükleri konular evrim karşıtı pek çok yayında defalarca çürütülmüştür. Ama evrimciler bu gerçekleri kabul ederlerse evrimin geçersizliğini de kabul etmek zorunda kalacaklarını anladıkları için, sanki kimse onların bu delillerini çürütmemiş gibi bir üslup kullanırlar.


Darwinci teorilerin sadece söz sanatına ve evrimcilerin ikna yeteneklerine dayandığını Phillip E. Johnson da şu şekilde ifade etmektedir:


Teori büyük ölçüde söz sanatına özgü ikna etme yöntemlerine dayanan bir propaganda kampanyasıyla ayakta tutulmaya çalışılmaktadır:  Gizli varsayımlar, üzerinde konuşulan sanki kanıtlanmış gibi varsayılan ifadeler, belli belirsiz tanımlanmış ve tartışmanın ortasında anlamı değiştirilmiş terimler, hayali düşmanlara saldırılar, seçmece kanıtların alıntıları ve benzeri. Teori aynı zamanda kültürel itibarıyla korunmaktadır. Phillip E. Johnson, Objections Sustained, InterVarsity Press, 1998, s. 9  


Johnson'ın da yukarıdaki sözleriyle ifade ettiği demagojik anlatımlara pek çok örnek vermek mümkündür. Evrimci bilim adamlarının insanları aldatmak için kullandıkları kelime oyunlarına çok güzel bir örnek de Türk Darwinistler'den Ümit Sayın'ın aşağıdaki açıklamasıdır:


Yaşam, Dünya'da denizlerde veya göllerde başlamış ya da yaşamı oluşturabilecek moleküler bilgi uzaydan düşen meteoritlerden, kuyruklu yıldızlardan gelmiştir. Bilim Ütopya, Ekim 1998, s. 28  


Bu ifadelerinde görüldüğü gibi Ümit Sayın hayatın başlangıcına dair hiçbir kesinlik ifade etmeyen, bilimsel bir delile de dayandırılmayan bir anlatım kullanmaktadır. Hep ortalı ifadeler kullanmaktadır ki, evrim dünyada tutmazsa uzaya da mutlaka bir açık kapı bırakabilsin. Bu açıklama aslında evrimcilerin hayatın kökeni hakkında hiçbir açıklama getiremediklerinin çok net bir göstergesidir.


Darwinistler'in kullandıkları bir başka yöntem de akılla ve mantıkla bağdaşmayan örnekleri çok büyük bir bilimsel gerçeğe parmak basmış gibi sunmalarıdır. Evrimciler insanların gözlerini boyamak için son derece mantıksız konuları, günlük hayatlarından örnekler vererek mantıklı hale getirmeye çalışmaktadırlar. Bununla ilgili bir örneğe –fosil otopark benzetmesi- önceki bölümlerde başka bir başlık altında yer vermiştik. Ancak bu bölümde de konuyla ilgili birkaç örneği anlatmakta fayda vardır.


Bununla ilgili bir örnek yine Ümit Sayın'ın Tim M. Berra isimli bir evrimciden aldığı ünlü "Corvette araba örneği"dir. Berra, kitabında Corvette'lerin 1953, 1962, 1978, 1990 modellerinin resimlerini arka arkaya dizmiş, sonra da "İşte Corvette nasıl evrimleşiyorsa, canlılar da öyle evrimleşiyor” (Tim M, Berra, Evolution and the Myth of Creationism, Stanford University Press, Stanford, California, 1990, s. 117 ) demiştir. Bu örnekteki mantık boşlukları ve gerçeklerden uzak yaklaşım rahatlıkla fark edilebilmektedir. Yazar, sanki söz konusu araba modelleri, mühendislerin, tasarım uzmanlarının, bilgisayarların uzun ve koordineli bir çalışması sonucu değil de dağlarda rüzgarın, yıldırımların, yağmurun, güneş ışığının etkisiyle tesadüfen gelişmiş gibi, "Corvette'in evrimi"nden bahsetmektedir! Oysa Corvette modelleri tesadüflerle değil, bilinçli ve akıllı bir tasarımla gelişmiştir. Bu nedenle, Berra'nın verdiği örnek, evrim teorisine değil, Yaratılışa delil oluşturmaktadır. Ama halkın inceleme ve araştırma imkanları son derece kısıtlı olduğu ve genellikle bu konular üzerinde pek düşünmedikleri için evrimciler bu konuyu istismar ederler.

Gerek konuşmalarında gerekse yazılarında bir çocuğun bile inanmayacağı mantıksızlıkları, bilim adamı sıfatlarının ardına sığınarak çok büyük bir rahatlıkla kullanabilirler.


Evrimcilerin teorilerini makul ve anlaşılır göstermek için verdikleri tuhaf örneklere dünyanın en tanınmış evrimci bilim adamlarından Richard Dawkins'in kitaplarında da sık sık rastlamak mümkündür. Gen Bencildir ismini verdiği kitabındaki ilginç tezinde Dawkins, genlerle Chicago gangsterleri arasında garip bir benzetme yapmaktadır:

Richard DawkinsBu kitaptaki tez, bizim diğer bütün hayvanlar gibi, genlerimiz tarafından yaratılmış makinalar olduğumuzdur. Başarılı Chicago gansterleri gibi. Bizim genlerimiz de, epey rekabetçi bir dünyada milyonlarca sene boyunca hayatta kalmayı başarabilmişlerdir. Richard Dawkins, Gen Bencildir, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, Oxford University Press, 1995, s. 11-12


Daha tek bir genin dahi nasıl oluştuğunu açıklayamayan Dawkins, bu ilginç benzetme ile genlerin de tesadüflerle hayatta kalabileceği gibi son derece akıl dışı bir yaklaşımda bulunmaktadır. Fakat ne yazık ki konu hakkında bilgisi olmayan bir kişi, Dawkins'in "profesör" ünvanına aldanarak bunları inandırıcı ve makul görebilmektedir.


Buraya kadar verdiğimiz örneklerde görüldüğü gibi Darwinistler, Chicago gangsterleri, Corvette marka arabalar, fosil-otopark bağlantıları gibi anlamsız benzetmelerle insanları etkilemek zorundadırlar. Çünkü ellerinde bu tür içi boş sözler dışında bilimsel bir delil, gerçek olarak sunabilecekleri bilimsel bir bulgu yoktur.
 


BİR EVRİMCİNİN OYUNU


Evrimcilerin başka bir demagoji örneği de yine Bilim Ütopya dergisinde, Ümit Sayın tarafından yapılmıştır. Sayın, yazısında evrimi eleştiren eski tarihlerde basılmış birkaç kitabın kısa bir listesini verdikten sonra, "Bilim insanlarının Yaratılışçılara karşı yanıt olarak yazdıkları kitaplardan bazıları" başlığı altında yirmi civarında kitap içeren daha uzun bir listeye yer verilmiştir.

Kendince "Evrimcilerin çok daha fazla yayını var, demek ki evrim daha doğru" gibi çocukça bir mantığa başvurmuştur.

Halbuki yalnızca son bir kaç yılda bile, evrim teorisinin bilimin tüm dalları tarafından geçersizliği ortaya konmuş bir varsayım olduğu, yine bilimsel veri ve yöntemlerle açıklayan Amerikalı, Alman ve İsrailli, Avusturyalı bilim adamlarının pek çok değerli eseri ve çalışması mevcuttur. Bu kitaplarda evrimin cevap verilmedik, çürütülmedik senaryosu kalmamıştır. Kaldı ki evrim teorisinin bütünüyle uydurma bir senaryo olduğunu anlamak için binlerce kitaba, araştırmaya da ihtiyaç yoktur. Küçük bir cep kitabı bile, evrimi anlatan ciltlerce kitabı çürütebilir. Zira tek bir protein tesadüfler sonucu oluşmayacağı gerçeği dahi evrimi kökünden iptal etmek için yeterlidir. 
 
Evrimcilerin Yanılgıları, 
Harun Yahya,
s.122